Burdayım,

27 Temmuz 2010

Uzun zamandır yazamıyorum, öncelikle aynı şeyleri tekrar ediyor olmamak için,ikincisi pek fazla vaktim olmadı,bir kaç kez yazmak için oturduysam da internetin hızı benim telaşıma ayak uyduramadığı için vazgeçtim.
yaz geçti….. her hafta köye gideceğim diye aldığım araba öylece duruyor evin önünde.tatile gidenler dönmeye başladı..ben gene de köye gideceğim be… mandıra’ya….

aya da gidelim bari!

06 Şubat 2010

DİNAR BANDOSU’NUN YENİ ALBÜMÜ: “AYA DA GİDELİM OSMAN”

2007 yazında yayınladıkları “Saykodelikdeşik” albümüyle alternatif müzik piyasasının en farklı ve çarpıcı renklerinden olan Dinar Bandosu, ikinci albümü “Aya da Gidelim Osman”ı Bağımsız Müzik etiketiyle yayınladı… (www.bagimsizmuzik.com)

Moğollar grubundan Serhat Ersöz’ün kaydettiği ve bizzat miksing/mastering’ini de yaptığı “Aya da Gidelim Osman”da 15 şarkı yer alıyor…

Yer yer Serhat Ersöz’ün kendisiyle özdeşleşmiş pırıl pırıl klavyelerle konuk müzisyen olarak da katkıda bulunduğu “Aya da Gidelim Osman”da Murat Ertel’den Gaye Su Akyol’a birçok sürpriz konuk sanatçı Dinar Bandosu’nun ses cümbüşüne ortak oluyor… Sürprizlerin en büyüğü ise son yıllarda dünyanın en ünlü bağımsız müzik gruplarından birisi olan GOGOL BORDELLO…

“Aya da Gidelim Osman”ın kayıtları devam ederken Sulukule’ye destek konserinde Dinar Bandosu’yla bir araya gelen Gogol Bordello’dan solist Eugene Hutzovina vokalleriyle Sulukule’ye desteğini haykırıyor… Bir diğer Gogol Bordello elemanı Oren Kaplan “Gogol Bordello İstanbul’da” şarkısında artık bir dünya markasına dönüşen gitarlarıyla Dinar Bandosu’na eşlik ediyor…

Yaşadığımız dünyanın muhalif bir tavırla şarkılara konu edildiği “Aya da Gidelim Osman” “Törkiş rakı’n’roll” tarzı bir başkaldırı: Dünyanın zalimler tarafından işgal edildiğini ve bu yüzden uzay imgesini kullanarak başka bir dünya yaratma hayalinin parodisi… 21. yüzyıl şartlarında terk edilmiş sokak köpeği seviyesine indirgenen insanın kara mizahı…

Dünyanın en çok uğruna şarkı yazılmayı hak eden kadını Filistinli efsanevi devrimci “Leyla Halid”…

Asi ruhundan dolayı aforoz edilen Pascal Nouma, attığı golü Filistin’e adadığı için ceza alan Kanoute, müzmin ırkçılık mağduru Eto’o, ablasına edilen küfre tepki koymayı Dünya Kupası’na tercih eden Zinedine Zidane’ın izinde “Hepimiz Filistiniz”…

Boyalı basın tarafından pohpohlanan ikoncan’lara, duygusal hiçbir şey hissetmeden her gece başkasıyla seks yapmanın özgürlük olduğunu sananlara punk tonunda bir tokat: “Sak Sak Naciye”…

Ve her şeye rağmen yaşadığımıza bin şükür dedirten “o his”: “Kır Düğünü”…

KISACA 5 asi ruh, 15 enstrüman, 15 şarkı: “Aya da Gidelim Osman”

ALBÜM ŞARKI LİSTESİ:

1- Ay Yolcusu Kalmasın!

2- Aya da Gidelim Osman

3- Sak Sak Naciye

4- Sulukule Hatırası

5- Kır Düğünü

6- Beyaz Geceler

7- Suyu Isıt

8- Mini Etek

9- Murat 124

10- Gogol Bordello İstanbul’da

11- Milena

12- Hasankeyf’e Yolculuk

13- Hepimiz Filistiniz

14- NOY!

15- Leyla Halid

Murat Beşer: Dinar Bandosu alternatif camiadan çıkan en nevî şahsına münhasır isimlerden biri. Sadece cesaretleri ve özgüvenleri bile onları biricik kılmaya yetiyor. Keşke aynı dünyadan gelen başka topluluklar da onların yarısı kadar açık sözlü, onların dörtte biri kadar politik duruşlu olabilse. Keşke müzik camiamızda bir kaç tane daha Dinar Bandosu olsa…

Oren Kaplan (Gogol Bordello): “Türkiye’ye konsere gelmeden önce Dinar Bandosu’nu duymuştum. ‘Aya da Gidelim Osman’ı dinledikten sonra ise tüm dünyanın Dinar Bandosu’nu duymasını istedim! Gogol Bordello olarak albümlerinde çalmak asla unutmayacağım bir mutluluk!”

herşey aynı yıl yeni

29 Aralık 2009

unuttuk değil mi gazze’de insanlar abluka altında, doktorsuz, ilaçsız, aç bilaç teker teker ölüyor.buna seyirci kalmak istemeyen insanların kendiliğinden oluşturduğu gönüllü yardım grubu geçtikleri yerlerde çoğalarak tek giriş ihtimali olan Mısır adlı ülkenin sınır kapısına geldi dayandı,önce bunları içeri sokmadı Mısır… şimdi de Gazze ye girmelerine izin vermiyor….amarike nın dünyada en çok desteklediği devletlerden biri israil ikincisi de mısır..ısır yavrum ısır..

afganistanda ‘’uluslararası güç'’ün yaptığı operasyonda 8 i ilkokul çocuğu 10 kişi öldü dün…yetkililer konu soruşturulacak demiş….

başbakan marketlerde ilaç satılacak dedi…zapsu ya ait for you magazaları daha önce buna girişmiş ve büyük tepkiyle karşılaşmıştı…istese başbakana reklamını bile yaptırabilir bence..

beyoğlunda karşımda kaçak kat inşaatını izliyorum ne zamandır.cadde üstünde göz göre göre kaçak kat yapılıyor. benim üstüme de iki kat kaçak çıktılar..bir değil iki..gelen zabıtalara kapıyı açmadılar,zili çalıp çalıp gitti adamlar.geçen gün beyoğlu belediye başkanı ahmet misbah demircan yemeğe geldi yukarı kaçak yapılan restauranta..işyeri sahibime taşıycakmı bu kadar yükü bizim kat dedim,'’allah korusun'’ dedi ‘’yapacak bişey yok'’

ikinci albümlerini basıyorum dinar bandosunun bu albümü mutlaka edinin.
‘’kıskanmak'’ adlı filim izleyin ..ama mutlaka romanını
istanbul modernde son bir hafta: sarkis in site adlı sergisi…bir yıldır burnumun dibinde eğer gidemeden sergi kapanırsa kendimle konuşmuycamm valla o kadar yani

dinle: dinar bandosu:'’feyyaz ‘’ dinlemek için resme tıklayınız
http://www.bagimsizmuzik.com/BMImages.aspx?Width=180&Height=180&BMImages=90

‘’feyyaz ‘’

peter prensibi

23 Aralık 2009

Merhaba, ALİ Erenus’tan çok güzel bir mail aldım, paylaşmak isterim:

Günlük hayatta sıkça rastladığımız “kifayetsiz muhteris” ler hakkında yapılan bu araştırmanın, sizi hüzünlü bir gülümsemeyle baş başa bırakacağını düşünüyorum :~)

New York Stern School of Business’te gorevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine vesile olan bulguları, yani Dunning-Kruger Etkisi adıyla literature geçecek olan teorileri de, Türk sağduyusunun yuzyıllardır “cahil cesareti” dediği şeydir aslında. Journal of Personality and Social Psychology’nin Aralik-99 sayısında; yayınlanan teorileri özetle: “cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır” der.

Metin çözme, araç kullanma, tenis oynama gibi çeşitli alanlarda yapılan araştırmaların sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:
*Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
*Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.
*Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
*Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle arttırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Değerlendirme zaafı:
İki uzman daha sonra, bu teorilerini test etme fırsatı da buldular. Cornell Üniversitesi’nden 45 öğrenciye bir test yaptılar, çeşitli sorular sordular. Ardından öğrencilerden “testin sonucunda ne kadar başarılı olacaklarını tahmin etmelerini” istediler. En başarısızların (yani sadece yüzde 10 ve daha az doğru cevap verenlerin), testin yüzde 60′ina doğru cevap verdiklerine, ayrıca iyi günlerinde olsalar, yüzde 70′e ulaşabileceklerine inandıkları ortaya çıktı. En iyilerin (yani en az yüzde 90 doğru sonuç alanların) en alçakgönüllü denekler olduğu (soruların yüzde 70′ine doğru cevap verdiklerini düşündükleri) görüldü.
(Not: Dunning ve Kruger bu çalışmalarıyla 2000 yılında Nobel de kazandılar.) İki uzman psikolog bu bilinçsizliği, “kronik kendi kendini değerlendirme (auto-evaluation) yeteneksizliğine” bağlıyorlar. Çalışan, kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir. Ama asil vahim olan, bu “yetersizlik + haddini bilmeme” kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması, kariyer açısından bir eksiyken, artıya dönüşmesi. İşinde çok iyi olduğuna yürekten inanan “yetersiz”, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve haddi olmayan görevlere talip olmaktan en küçük bir rahatsızlık duymayacaktır. Aksine bunu bir “hak” olarak görecektir. “Uyanıklık” bilecektir. Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise, çalışma hayatında “fazla alçakgönüllü” davranarak kendilerine haksızlık edecekler, öne çıkmayacaklar, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmayacaklar, kıymetlerinin bilinmesini bekleyecekler, bilinmeyince için için kırılacaklar, kendilerini daha da geriye çekecekler ve muhtemelen üstleri tarafından “ihtiras eksikliği” ile suçlanacaklardır. Üstleri de zaten, genelde “aynı yoldan geçmiş” insanlardır. Buna, insan kaynaklarının, iki benzer CV arasından, “kendine güvenen ve iyi sonuç alma olasılığı yüksek” adayı tercih edeceği gerçeğini de eklerseniz, Dunning-Kruger Sendromu’nun Peter Prensibi’nin temelini oluşturduğu da ortaya çıkar. Sonuçta, “kifayetsiz muhterisler” her zaman ve her yerde daha hızlı yükselecekler ve daha yukarılara çıkacaklardır.

Peter Prensibi: “Her çalışan, iş ortamında yetersiz olduğu noktaya kadar yükselir” der. Bunun doğal sonucu olarak, yüksek makamlar daima yetersiz insanlar tarafından işgal edilir.

Kifayetsiz muhterisi nasıl tanırsınız?
1- Gücünü delegasyon bahanesinden alır. Ekibinin tartışılmaz şefi havalarına girer.
2- Çok gürültü patırtı eder, çok şey yapıyormuş havası estirir.
3- Koridorlarda hızlı hızlı, düşünceli edayla yürür.
4- “Beşer Şaşar” diye düşünür. Ama genellikle şaşan beşer başkası değil, kendisidir.
5- Ne olursa olsun, hazırlıklıymış, olacakları önceden biliyormuş gibi davranır.
6- Üstlerine karşı son derece kibardır, altındakilere (özellikle de en çok ihtiyaç duyduklarına) kötü muamele eder.
7- İktidar ilişkileri ve göstergeleri onun için çok önemlidir. Astlarına kimin üst olduğunu hatırlatmayı sever.
8- İlk denemede başarılı olamazsa, başarısızlığının belgelerini yok etmeyi ve suçu başkalarına atmayı ihmal etmez.
9- Talimatlarını post-it ile, e-postayla verir, böylece astlarıyla yüzleşmekten kaçar.
10- Toplantılarda son sözü mutlaka o söyler, gerekirse başkasının sözünü tekrarlamak pahasına.

Sevgiler
Ali Erenus

normal hayat,

16 Aralık 2009

normale döndük , dün erkan gidip değiştirdi mereti,

biz de günlük telaşa döndük,'’Sezen Aksu  Şarkıları Söylüyoruz ‘’ diye bir proje yaptık Artvizyon’a .dün onu teslim ettik, yılbaşında herkes Sezen Aksu şarkıları söyliycek..Ferec’in albümü ile ilgili geri dönüşler alıyoruz..yolları açık olsun  ..Şimdi Gerçek Yalgın geliyor, bakalım…

Yılbaşında Dinar Bandosu  ‘Aya da Gidelim Osman'’,Işığın Yansıması ‘Işığın Yansıması’,Kartuğ;Vazgeçilemeyen’ e Dair'’ albümlerini piyasaya sürmüş olacağız.Israrla isteyiniz…

vatan computer-LG monitör :paranla rezil ol ikilisi

14 Aralık 2009

bugün  5 gün, yetkili servisteki arkadaş valla biz evrakları doldurduk merkezden haber bekliyoruz deyince erkan sözkonusu ayıplı malı yüklenip merkezlerine gitti bunların..

geri geldiğinde elinde bir değiştirme fişi vardı.

mal değişecekmiş! evet bozukmuş! ama ellerinde ne ondan nede muadili başka bir mal kalmamış!

salı gününe kadar bekleyecekmişiz…salı günü mal gelecekmiş..

kimbilir hangi mağazanın elde kalmış ürünleri gelir allah bilir.

bu arada böyle bir firmanın dert dinleyen ve çözen bir hattı olmaması çok ilginç.direk teknik servis …fişi taktınız mı beyfendi?

vatan computer-LG monitör :paranla rezil ol ikilisi

günün duvar yazısı: obama tarzıma hasta!

şarkı:şeker’in elleri (dinar bandosu) www.bagimsizmuzik.com

iyi bayramlar..

26 Kasım 2009

cok eski bir yazıyı koydum bu sabah yayına,aslında yazı yazmayı bırakmıştım,artık yazmamaya karar verdim,esra ve ceyda kardeşlerin fanı olup öyle takılmaya karar vermiştim dün gece kayıt arasında konuşurken,ertan ve ilkay a söyledim bu konuyu, inanmadılar,ama ben gerçekten esra ve ceyda kardeşlere hayranım..insanlar sürekli araştırıp yarışıyor birşeyler yapıp yırtmak için..ama bak …herkes yine benim ajdar konusunda söylediğime geldi dayandı iş.. neyse ben bunların bir numaralı fanıyım kardeşim kimse omlara salak demesin onun yerine akıllı gördüklerimizin laflarına ve yaptıklarına bakalım  ne farkı var esra ceyda kardeşlerden?  hayranım  ..yaşasın esra ve ceyda kardeşler..

yarın bayram , uyurum heralde..şimdiden burdan kaçsam..ama biraz işim var yeni bir karadenizli sanatçı yüklüyoruz  www.bagimsizmuzik.com  a .şevki çalık..adından dinar bandosunun ikinci albümü geliyor: ‘’aya da gidelim osman'’aldatılmışların, delilerin, evde kalmışların,unutulmuşların, unutuluşların, hadi artık, yeter artık, bırak kalsın,hadi olsun   ların müzikleri..ardından da ışığın yansıması son albümü geliyor  ‘’ışığın yansıması'’

görüşmek üzere..iyi bayramlar..

yaşasın esra ve ceyda kardeşler! akıllı abi ve ablalara inat!

YOU SEND IT…üçkağıtçı şirket..

26 Kasım 2009

Merhaba, uzun bir ara oldu ama ne yapalım günler çok hızlı geçiyor, bu arada yaz bitti, her hafta giderim dediğim köye topu topu iki kez gidebildim..

Bilenler biliyor ben bir kurum yada kişi ile problem yaşayıp mağdur olduğumda buradan onları afişe ediyorum yapacak bir şey kalmayınca…Sırada çok bekleyen kişi var ama iyi niyetle bekliyorum düzelecek bazı şeyler diye.Şimdi de Bir internet arsızlık ve hırsızlık şebekesi karşınızda.

Çok büyük dosyaları mail ile gönderemediklerinizi belli bir ücret karşılığı gönderen şirketlerden biri bu. you send it. bir ke ihtiyacımız oldu fii tarihinde dosya gönderdik  15 dolar karşılığı.kredi kartı ile ödedeim … bir hafta sonra tekrar ihtiyacım oldu aynı şeyi yapmak istedim kotanız dolu  para ödemeniz gerek tekrar dediler ben de başka çözüm yolu buldum pahalı geldiği için….

unuttummm…bir yıldan fazla oldu, kredi kartımda düzenli ödemelerin biri dikkatimi çekti niye bitmiyor araştırdım bunlar çıktı… bir yıldan fazladır, kredi kartımdan düzenli olarak para çekiyorlarmış .üstelik ben dosya göndermek istediğimde limitiniz doldu demişlerdi şerefsizler… mailler yazdım, en sonunda küfürlü mailler yazdımm tınmıyorlar…

internetteler, dikkatli olun sakın bu you send it  üçkağıtçılarına  bulaşmayınız.

dev şirketlerin vatandaşları

03 Ağustos 2009

cumartesi sabah, havaalanı..7 uçağı saati geldi, belli gecikme var ama açıklanmıyor.kapıda aynı zamanda kayseri uçağı yolcuları bekliyor..gittikçe kalabalık artıyor.yarım saat gecikme  yazıyor tabelada, bir süre sonra sabırlar taşmak üzereyken biri gelip kapıdan insanları almaya başlıyor,ama hangi yolcuları?  mecburen kalabalığa karışıp kapıya yaklaşmaya çalışıyoruz,bir kısmı da kapıya kadar varıp kendi uçakları olmadığını öğrenince geriye çıkmaya çalışıyor.kapıya yanaşınca önümdeki bey sabrı taşmış vaziyette ‘’kardeşim anons etsenize bu kadar  insana yazık deiğlmi ?'’diye çıkışıyor. görevli kafayı kaldırmadan  ‘’ettik, tam üç defa'’diyor. adam ‘’nasıl anons insanlar duymadı'’ diyor.'’ben duydum ben insan değilmiyim ?'’diyor görevli. adam uzaklaşırken ‘’bize hayvan mı diyorsun yani? diyor. görevli adamın biraz uzaklaşmasını kollayarak ve diğerlerin duymasını sağlayacak şekilde ‘’malsın  o zaman !!'’ diyor. thy ,star alliance nişanlı…host görevlisinin  sorumsuz rahatlığı nerden geliyor.
bildiğiniz gibi havaalanlarında sigara daha önceden yasak.dumansız hava sahası.bilimsel verilere göre dünyanın ısınmasını sağlayan en önemli faktörlerden en büyüğü uçakların çıkardığı gazlar..dünyayı en çok bunlar kirletiyormuş,gerisi hava cıvaymış..önlem alma pek isteksiz ve yavaşmış…
eski orman bakanı televizyonda anlatıyor:muğla civarında maden arama şirketi,'’biz dedik ki ,projeyi şu şu şekillerde yaparsanız çevre felaketini önlemiş olursunuz. adamlar bizi dinlemediği gibi biz böyle uygun gördük deyip  yapacaklarını yaptı.'’

devletin uluslararası dev şirketler karşısında aczinin basit öyküsü..para versinler de ne yaparlarsa yapsınlar…

peki bizim yaşama hakkımız?insanca,insan gibi?

banka..girişte kartını sokup sıra alıyorsun,yanımda kart yok,sıra alıyorum,40 dakika oldu,gelenin sırası geliyor.nedeni belli yapacak bişey yok, adamın biri bagırmaya başlıyor benim gibi belli,bize ne zaman sıra gelecek diye.kimse tınmıyor..ne güvenlik, ne çalışanlar,adam bagırarak söylenip söylenip susuyor.'’vatandaşa böyle davranılır mı?'’ diyor son söz…

kimin vatandaşısın?

eğer bir dev şirketten değilsen,

bakan da olsan dinlemezler,

kapılardan vip muamelesi görerek geçemiyorsan ,

sana hizmet etmesi gerektiğini düşündüklerin seni aşağılar,

bilmem ne kadar harcama yapıp,gold müşteri olmadıysan
bağırsan bile duymazlıktan gelirler.

belki de yerleşen resmi görüş artık bu :
‘’ malsın'’ o zaman…

özür dilerim..

http://www.bagimsizmuzik.com

bedava müzik!!

30 Temmuz 2009

BEDAVA MÜZİK!!
Ara sıra eve erken gittiğimde uyumadan önce televizyon seyrettiğim oluyor.Seyrek te olsa  arasıra bakınca memleketten uzunca bir süre yetecek kadar haberim oluyor. Örneğin hala trafik canavarı,çevre felaketleri ekonomik kriz,dünyanın siyasi krizleri devam ediyor.bir de 3g teknolojisi geliyormuş Türkiye’ye, yeni telefonlar alcakmışız,eskilerini afrika ülkelerine satçaklarmış,ekonomi epey bir para kazancakmış..
Dün gece de  ciddi bir kanalda  Mor ve Ötesini konuk gördüm.Sunucu arkadaş sordu :
‘’bedava müzik?'’
Ve onlar da bir süredir gündeme sokulan, yerleşmeye başlayan kamuoyu görüşünü anlatmaya başladılar.Müzik bedava olacak bu kesin.ama hangi ölçülerde?diye ..
Birdenbire jeton düştü!
 Google ‘a ‘’bedava'’ yazıp arattırdım. saçma sapan siteleri,olta için yazılmış bedava siteleri saymazsan,müzik ve filmden başka bedava bişey yok,ekmek yok su yok,hizmet yok..
Bedava verilen şeyler hep hayır için,fazlayı elden çıkarmak ,kurtulmak için,yada promosyon için olmuştur hep.
Bu müziğin bedava olması gündemi neden oluştu?
Ne oldu da hep bir ağızdan herkes bu konuyu tartışmaya başladı?Sağlık değil ,eğitim değil,iletişim değil,ulaşım değil, müzik?
Müzik bedava olmalı!Olacak.Ünlü futurist gelip seminerler verdi.su gibi parasız olacak müzik te!
Biz zaten eskiden beri yaptığımız müzikten para beklemediğimiz için bedava sunma taraftarıydık.Ama bir yerde  uyulması gereken yasal prosedür vardı. Birgün bunu delebilen gruplar çıkıp müziğini bedava dağıtmaya başladı.Kimisi inandığı için kimisi tanınmak için.Kimisi çaresizlikten.Ama kendimize bir çıkış yolu bulabilmek için gelecekteki müzik paylaşımını kestirmeye çalışıyorduk..Galiba müzik bedava olacak,kabulenmeli
 internette film ve müzik zaten  zaten bedava!
Bir taraftan korsana karşı bir dizi önlem alınıp çok sıkı denetlendiğini duyduk.Örneğin biz müzik üretenler yasaya uymayan bişey yapmayalım diye bir sürü düzenleme getirildi.Ama sektör çöküyor.Demek ki biz değiliz sektörü çökerten.
Korsanlar!
Operasyon yapıp yakalanan korsan cd satıcısı haberi  ,yolda giden yayaya çarpıp kaçan sürücü haberlerinden,trafik canavarlarından,katliam haberlerinden,dolandırcılıktan,soygundan ,vurgundan,çevre felaketlerinden çok çok daha az.Hiç yok.
Korsan Kim?.Yapacak iş olarak, kendine, yasadışı otoparkçılık,sahte lacoste gibi işler yerine bilgisayarda cd coğaltıp yolunu bulmayı seçmiş adamlar mı?Kaç kişi bunlar?Koskoca bir müzik sektörünü nasıl çökertebilirler ki?Üstelik biz-nerdeyse bütün memleket- zamanında albümler milyon satarken kasetten kasete çekilmiş müziği korsan dinliyorken niye çökmüyordu bu sektör?
You Tube’ u kapatan memleket google da bedava müzik indir diye bas bas bağıran binlerce korsan siteye niye göz yumuyor?
Mesam ve msg ‘’filanca radyo ve filanca oteller zinciri ile anlaştık artık lisanslı müzik yayınlıycaklar'’ diye seviniyor devede kulak misali.
O zaman müzik bedava olacak!
Peki bedava dağıtılacak bir müzik eserini yaratmak için,neden kimi zaman bir hayat harcanıyor?müzik aletleri,eğitimi,stüdyo kayıtları,ekipmanları,noterden tut,kültür bakanlığı izinleri,eser işletme,bandrol,müyap harcı falan filan diye, bir sürü uzun ve bürokratik işlem niye hatırı sayılır bir paraya yapılıyor ki?
Müzik bedava olsun! Hamburger parayla,doktor parayla,eğitim kesinlikle parayla! ve hatta parasını versende herkese iyisinden değil!Ulaşım,çöp,bok püsür ne kadar iyi ambalajlanırsa o kadar iyi parayla!
Müzik bedava olsun,müzik aletleri alınamayacak büyük parayla, müzik bedava olsun ,klip parayla yayınlansın.’(25bin dolar! şaka değil!)
Müzik bedava olsun,müzisyenler hiçbir sosyal güvenceye girmesin,emekli olamasın,ve hatta çok değerli müzisyenler sefalet içinde ölürken haber bültenlerinde acıyarak seyredelim..
Müzik bedava olsun,müzik dinleyeceğimiz telefonları neredeyse servet ödeyerek alalım,müziğe para vermeyelim ama  indireceğimiz telefon servisi dünyanın parasını alsın.
Size hesaba pek basmayan kafamın bile kabaca hesapladığı trilyonluk bir pasta olduğunu söylesem ortada?Herkes(siz değil ama) bu pastadan tıkınsa ve müziği üretenler   hakkını istemek ahlaksız birşeymiş gibi sesini çıkaramasa?
Müzik bedava olsun,ama konser biletleri servet ödenerek edinilsin.Orta gelir düzeyindeki insanların orda ne işi var.Müzisyenler de giremesin.Konserler ve kültür gösterileri parayı bulmuş kesimin ritüelleri olarak sürsün.
Müzik bedava olsun avantgarde yaklaşımlarla müzik üretenler bir zincirin içine giremezse  kıyıda köşede yok olsun.Onun yerine müzik üretmek için para ve ilişki bulabilenler ülkemizin ‘’yersen starları'’ olsun.Hem beğenmiyelim hem de onlarsız bir festival boş olsun.Müzik sektörünü ayağa kaldırdılar diye büyük törenlerle ödül verelim.
Yok! Müzik kesinlikle bedava olsun!
Babaların arasında zaten bedavadan yaşıyoruz..
Ve ben korkuyorum birgün bunu farkedip ‘’kalabalık ediyorsunuz ulan'’ diyecekler..