Mart 2007 için arşiv

hafta sonu…

Cumartesi, 31 Mart 2007

iki haftadır okul öncesi çocuklar için doç.Ercan Mertoğlu’nun  projesini çalışıyoruz.arı, kelebek, aydede  filan..o kadar gerilmişiz ki…Yavuz Bingöl’ün yeni albümünün masteringi girdi araya..bitirdikten sonra kontrol için dinlerken keyiflendik..zulamda bi şişe ‘’doluca ‘’vardı…kısa bi mola be.

Yavuz Bingöl  beni etkileyen bi duyarlılıkla söylüyor.Sözlere, sesiyle  mükemmel bi anlam yükleyebilme yeteneği var.Bir insanın duyarlılık gibi  hoş bir takıntısının olması ne güzel.Aranjörü Mete Artun’un da mükemmel performansını kutlamak gerek.

Sonra Atilla Özdemiroğlu ile yaptığı çalışma geldi aklıma, daha doğrusu hiç aklımdan çıkmamıştı. Yavuz hoca da  video kliplerini izletti : ‘’Kol Düğmeleri'’  ..Şİmdi Atilla Özdemiroğlu’nu başka bi yere koymak gerektiğini düşünüyorum.Önünde şapka  çıkardığımız klasiklerin arasına..

Başarılar  Yavuz Bingöl…

‘’safarad'’tan haber bekliyorum bugün,akşam  orda buluşursak herkesle, Mehmet,BağışDalay, HakanAkpınar,Ayşe, Zeynep,Esra,Aslı,Dilek,Vildan…

 

ne diyeyim?

Cuma, 30 Mart 2007

güzel bişey yazayım diyordum ,sabah gazeteyi okurken iki haber yetti!…

ankara belediye başkanının oğlu trafik kavgasında karşısındakine KILIÇ la saldırmış….dumur ötesi…izinsiz kılıç taşımaktan  ve darptan ceza  almışlar. …(haberi buradan)

diğeri de gecen günlerde bana kan  ağlatan  6 yaşındaki kanalizasyon cukuruna düşen çocukla ilgli….

babası davadan vazgeçmiş…..

yorum yok…

yoklama!

Salı, 20 Mart 2007

dün sevgili koray bloga counter koydu..bana göre epeyce tıklama var bloga.rica etsem yan tarafa  eyyam diye bir başlık açtım .oraya koydugum deneme şarkısını dinleyip yorumlarınızı yazarmısınız.hem ütopyanın ilk produksiyonundan bir şarkı paylaşmış oluruz ve ben  ona göre bu adamlarla (ve hanfendiyle)   ilgilenirim :) ))) hem de  bu tıklamalar gercek mi anlayıp ayagımı denk alırım.eger bloguma kazara gelip okuduysanız ve hiç ilgilenmiyorsanız boş yorum gonderin. makbule gecer

 

 

buse

Pazartesi, 19 Mart 2007

uykudan uyandım,bi yere yetişmem lazım sanki,  bugün cumartesi mi.?yoo pazartesi, hafta başlıyor. dinledim..kafamda bişey yok.rahatsız eden bi takıntı filan. kimseye kızgın degilim.hayret! nevrotik bir durum yok.en iyisi hemen bulaşıkları yıkamak akşamdan kalan.kafamda ne varsa dokuluyor  suyla ugrasırken..bol köpük, bardak bardak bardak….sanki akşam parti vardı.

dün yıldız üniversitesinde  çevre mühendisleri kurultayı kapanış konseri çaldık.ışığın yansıması.  özlemişiz. tesisat ta düzgün olsaydı daha keyifli olacaktı herşey.hepimizde  bi mutluluk.ali ve özlem’in  ‘’buse'’leri  gelmiş aramıza. bugün hastaneden çıkacakmış.ışığın yansıması repertuarının  yeni parçası mutlaka  ‘’buse'’ için olmalı: ‘’ insanlarda  en güzel kanun, üzümden şarap, öpücüklerden insan yapmalarıdır.'’

hoşgeldin Buse!

bu şarkı da senin için olsun

 

mü-yap ‘’niye ki?'’

Cumartesi, 17 Mart 2007

bu sayfa  bet yazılar sayfası oldu… tercih ettiğim birşey değildi, ama  o kadar abes şeyler oluyor ve ben çabuk unutuyorum ki, buraya not düşmek zorunda kalıyorum..

bendeniz hayatını müziğe adamış  ütopik bir müzisyen olarak  ‘’neden olmazmış'’ diyerek  bir sürü  olumsuzluğa rağmen bir müzisyenin müzik eylemini  sanat olarak sürdürebilmesi ve kendi hayatını, çevresindeki dünyayı daha güzelleştirebilmesinin olanaklı olduguna, guzel şeyler yaratan insanların güzel şeyler yaşayacağına inanarak,-  abartısız- ömrünün 20 yılını, akademik geleceğini, bu yolda harcamış bir insanım. ‘’müzik sektörü battı!'’ diye bas bas bağırdıkları bir dönemde   ‘’sanat hiç batar mıymış? ‘’diyerek yapım şirketi kurup  kendi  ölçülerimizi evrensel  estetikle birleştirip desteklenmesi gereken insanların albümlerini  dinleyiciye sunmak için çalışmaya başladık….

müzik yapımcısı olduğum için  meslek birliğimiz diye   düşünerek  mü-yap a (müzik yapımcıları birliği) üye olmak için gittik.üst katta filanca hanıma çıkın dediler. durumu anlattık ve  ‘’üye olmak istiyoruz'’ dedik. hanım bize   şu soruyu sordu: ‘’niye ki?’…..’         sorunun  cevabını  veremedik..hemen oradan uzaklaştık…bu sorunun cevabını verebileceğimi sanmıyorum.

! pardon,rahatsız ettik, !…

Muhabbet bağına girdim bu gece…

Cumartesi, 10 Mart 2007

gece  03… uyandım… Tuhaf ruyalar, bana bile tuhaf geliyorsa  düşünün artık ki benim rüyalarımı bilen bilir..beynimde yuz tane  spielberg  mesai yapıyor sanki… kalktım.. eskilere daldım  .latife tekin’in  birkaç yıl onceki  röportajını okudum.. buyuk bi ihtimalle ikinciye okuyorum ama yeni okuyorum gibi geldi bana.  Notalar, notlar…, yapmayı planlayıp sürekli ertelediğim şeyler,elden geçirip sıraya koyarken sabah oldu.. bi yandan klip kanalı açtım  neler oluyor diye  kulak kabartıyorum yapılanlara.. Kızım selin’i daha iyi anlıyorum şimdi.. bütün zamanı kliple geciyor..Ferhat göçer’in klibini seyrederken  düşünüyorum  ‘’ niye  ki bu ?'’mesaj yok estetik yok, özellik yok..sonra muhabbet bağı  adlı marş olmuş  oyun havasının  klibini gördüm…aferin valla…biz bunlarla geyik yapıp eğlendik anca zamanında…bu geyiğe kimbilir ne kadar para  emek  zaman harcandı..? kimbilir..?.iyi de  ne olduğunu, neden olduğunu ben niye  anlayamıyorum?…seyreden varsa lütfen yazsın bana..

Cover ne  ?  neden yapılıyor?yeniden üretim niçin yapılıyor? kitlesel olarak  oynanan bi çeşit kulaktan kulağa oyunu mudur  kültürel miras?

dinleyiniz ‘’toto’nun cover albumunu….

mart karı!

Pazartesi, 05 Mart 2007

mart ayının ilk  pazartesi.. puslu, bulanık, iki gündür stüdyoda sabahlıyorum,bazı günler anlamsız geliyor olanlar ama yapılacak işleri düşündükçe'’ ha gayret'’ diyorum kendime. gül ‘ün r&b  aranjeleri bitti, sezai’nin remixinin de güzel olduğuna kara verdik. savaş ‘ın altyapıları kayıp oldugundan  yarın başlamaya karar verdik. özgür kıyat aradı,onun da işi  bu kadar  ugraştan sonra  doğan müzikten çıkacak galiba. ahmet koç yapıyor son düzenlemeyi. özgür’ün dediğine göre güzel oluyormuş..eh! iyi adam insanın karşısına her zaman çıkmıyor..başarılar   özgür!

bugün  cafer arat ın reel kayıtlarına başlıyorum .. zamanıdır.

hep kötü seyler mi oluyor?

Perşembe, 01 Mart 2007

sabah sabah gazete de   condolize rice’ in  meymenetsiz suratını görüyorum yine.. soğuk kanlı katil bakışı..Ortadoğunun ortasına  sıçtıkları  cok mühim bi bokmuş gibi Türkiye ve kürtler konusunda  da  o kadar rahat  ‘’hazır olun'’ diyor ki ülke olarak  düştüğümüz çaresizlikten iğreniyorum.

rspu cocukları açtıkları kanalizasyonun üzerine  tuzak gibi mukavva kapatıp gitmişler. 5 yaşındaki kız çocugu düşmüş tuzaga. kimseye bi şey olmaz…deprem sorumlularına bişey oldu mu? herkes  aynı aymazlık la   işini surduruyor.herkes deprem olsa öleceğiz diyor. ne kadar  alışmışız. cok doğal olan ölümü  aklımızdan uzak tutmaya çalışırken, birilerinin yüzünden pisi pisine  bile bile, önlenebilirken, ölümü normal karşılıyoruz. rice’ın yüzünü  hergün çevremde görüyorum, meğer ne kadar çok varmiş. elveda insanlık

 

Hacı nurses’in albümü bitti.

Batı Karadeniz’in ünlü ismi Sezai Çağdaş’ın 5 parçalık Maxi sıngle’ı bitti. Sezai  bu albümde  iyi bir çıkış yapabilir. Bartın lı dj kardeşimiz  Güçhan Buyuran da  bi parçaya remix yaptı..

Yine Almanya orijin li ‘’Gül'’ ün r&b  soundlu maxi sıgle’ına başladık

iyi şey!:

sony &bmg  tarafından yayınlanan  GRAMMY NOMİNES 2007 albümünü aldım.2007 nin en iyi kayıtları  günde iki kez dinleyip keyifleniyoruz. kültürün ve sanatın ülkesi dili  olmuyor.  çok güzel… dinleyiniz..

cafer! unutma diye buraya  yazıyorum!

10 bin güldürür,20 bin adamın yürüyüşünü değiştirir.

albüm çıkınca  utandır beni!