Kasım 2007 için arşiv

cafer arat ‘’ kayıp gözyaşları'’ çıktı!

Pazar, 25 Kasım 2007

CAFER ARAT ‘’KAYIP GÖZYAŞLARI’’ İLE MERHABA DİYOR!

Cafer Arat, aşk başta olmak üzere , yavaş yavaş içleri boşalmakta olan, insana özgü tüm güzelliklerin ardından dökülen gözyaşlarını şarkılarına katarak sesleniyor.

Mersin’de kurduğu ‘’Caretta Caretta’’ grubuyla bir süre müzik yapan genç sanatçı birikimlerini bir albümde toplamak için geldiği İstanbul’da yaklaşık dört yıldır bu proje ile ilgili çalıştı.

Ayhan Orhuntaş’ın aranjör ve prodüktörlüğünü üstlenmesi üzerine, yaklaşık iki yıl stüdyo süreci geçiren Cafer Arat’a birçok müzisyen bu çalışmasında destek oldu., Aynı dönemde İran’lı müzisyen, besteci ve ses eğitmeni Cavit Murtezaoğlu’ndan ses eğitimi aldı. Murtezaoğlu ‘’Yalan Dünya’’ adlı eserini vermenin yanında sanatçıya sesiyle eşlik etti.

Bu albümde sekiz adet kendi bestesini seslendiren sanatçıya Ayhan Orhuntaş ‘’ Sınırda, Kınalı Keklik ve Pervane adlı eserleriyle, Yaşar Aydın da ‘’Ali Ali’’ adlı eseriyle katkıda bulundu.

Tamer Çıray’ın piyano,Bülent Ay’ın davul ve bas gitar,Sibel Akdağ’ın ses eşliğine katıldığı albüm Stüdyo Ütopya’ kaydedildi. Yapımı ÜTOPYA MÜZİK, dağıtımı da ATEŞ MÜZİK etiketiyle çıkan ‘’KAYIP GÖZYAŞLARI’’ marketlerdeki yerini aldı.

Türk rock müziği, ateşli, duyarlı,çevreci aktivist bir ses kazandı.

eyyam çıktı!

Pazar, 25 Kasım 2007

inanılır gibi değil ama, EYYAM -'’ROCK MAKAMI'’ 6 aylık bir baskı macerasından sonra çıktı. kapağı bile unutmuştum…heyecanla dinledik sonuna kadar, problem yok…çıktı…dağıtıma verdik ..ATEŞ MÜZİKdağtıyor. hafta sonuna kadar satış noktalarında olur. sorun!… alın….dinleyin….memnun kalacaksınız…

pazartesi cafer arat,kayıp gözyaşları - salı erol ars, tecilsiz sevdalar.

Perşembe, 15 Kasım 2007

fabrikadan geliyor…bir gün sonra dağıtıma girer hafta sonuna kadar marketlerde olur.

allahım iyi ki bunları raksa vermedik..

rrrrrraks!

Perşembe, 15 Kasım 2007

bi süredir bu rakıs konusunu açmıyordum …sinir bozucu durum devam ediyor.bi ara ugradım gorevli hanım ‘’aaa gelmedimi sizin iş ?'’ diye şaşırarak sordu en kısa zamanda bilgi alıp beni arıycağını söyledi ama bikaç hafta geçmesine rağmen cevap yoktu hala. geçen sabah Gökhan’a uğradığımda hadi raksa gidelim dedim. hemen yan dükkan.yolda gülmeye başladık sinirden.içeri gülerek girdik.bağyan bizi görünce o da gülmeye başladı.'’hiçbirşey diyemiycem valla, hayret ediyorum anlıyamıyorum'’ dedi. anlıyamıycak bişey yok..

sinirle Ufuk’u aradım.Ben kemal beyin ofisindeyim şu an dedi . telefonlarıma cevap vermiyor bende buraya geldim toplantıdaymış çıksın diye bekliyorum dedi.işi geri istiyorum dedim ben vazgeçtim başka fabrikada bastırcam..

ve fekat bandırol konusunu nasıl halletçektik. bakanlık bandırolu fabrikaya veriyor.benim alınmış bandırollerimi başkasına veremiyor.kaldık mı kucakta?akşam ufuk bana geldi.kemalbeyi ben aradım açmıyor.koskoca raks benden kaçıyor bea..ben sahibini arıyayım dedi ufuk. aradı adam randevu verdi…tam da şu an o konuyu teati ediyollarmış.!

velhasıl ufuk haftasonuna kadar bana müsade ayhancığım dedi.

yarın haftasonu..

paranın başına kim geçerse onun sağcılığı solculuğu kalmaz.kapitalist olur.o solcuymuşta guvenilirmiş te, bu sağcıymış öyle şey yapmazmışta……… ……….mın kenarı..!

başka bir dünya mümkün! eğer……..

Perşembe, 01 Kasım 2007

memlekette güvenilir olan ne var bir düşünelim..

her geçen gün kıymetli sandığımız şeylerin sırçası dökülüyor,sarsılamaz dediğimiz şeyler bile sessizce yıkılıp gidiyor,aslında sessizce değil! ama öyle bir gürültü patırtı kopmuş ki ,bağıra bağıra gelen şeyleri bile duymaz olmuşuz..bu yazı gereksiz aslında ne erken ne de artık çok geç nede kimsenin bilmediği şeyler değil,herkes can derdine düşmüş.bu ancak filmlerdeki felaket sahnelerinde olurdu, maalesef gerçek…hani demiş ya adam 12 eylülde ‘’öyle bir nesil yetiştireceğiz ki; bırak sizin değerlerinizi tanımayı sizi bile tanımıyacaklar'’
ve biz sığınabildiğimiz limanları savunuyoruz hala ve hala kuşatmayı yarma planlarımız var ve deniyoruz..

aldığımız yaraların acısı bizi rahat bırakmadığından gaflet uykularından çabucak sıyrılıyor bedenlerimiz, birbirimize inanmasak bile savaşa inanıyoruz..ve bu yüzden edindiğimiz zaferler bu koca kargaşa içinde kaosun bir parçası olarak yokoluyor.

ben savaşa inanıyorum, ayakta kalabilme refleksi bile büyük bir savaş artık,insan olmak, insan olarak kalabilmek, insanca şeyler düşünmek büyük bir savaşçı yüreği gerektiriyor..

‘’biz böyle ayakta öleceğiz besbelli,

deniz gibi durmadan bir kıyıya çarparak'’ ( afşar timuçin )

.