bombardıman
Cumartesi, 17 Ocak 2009izmir…Şakir’i arasam telaş yapar şimdi, haftasonu aile planını bozar,çaldığım yer de onu bozar .en iyisi haber vermemek,Nadir için de aynı şey… gitmek lazım,üşüyorum, uykusuzum.sıcak bir duş,televizyonda kaç tane kanal varsa hızlı hızlı bir aşağı bir yukarı, gazze, ergenekon, gazze. ‘’hepsini öldürün…'’ kimse kalmasın..eger bir kişiyi sağ bırakırsanız and olsun o bile size dünyayı zindan edecektir..
bu ne ya? televizyon seyretmeyip te arada mahkum olmak ne kötü.çıldırmış memleket.kaçırmışız ipin ucunu ve kendi adıma söyleyeyim bir daha hayatta yakalayamayız.ben sonuna kadar marjinal kalmaya mahkumum bu durumda.
bi taraftan gazzeye bomba atarken, diğer taraftan bizi ihmal etmemişler kesintisiz sürüyor üzerimizdeki global düzeysizlik bombardımanı.eğitmişler herkesi ve devam ediyorlar,bilmem kaç kanaldan ,uydudan,kablodan,evimize, yatak odamıza,otobuslere,kafelere-,kaldığım otelin asansöründe bile vardı-beynimize ,hücrelerimize dolduruyorlar.öyle bir uyuştuk ki, öyle bir eğittiler ki bizi, göz kapaklarımızı aralayıp seyrediyoruz parçalanmış çocukları,kıyımı,savaşı kanı…bir yandan hamburgerimizi yiyoruz.'’bilmem nede marine edilmiş sos istermisiniz?'’ diye soruyor gözlerine mor kalemle sürme çekmiş efemine genç.üzerine kusmak istiyorum ben senin
öteki kanala geç, yine aynı savaş.. hangi bombardımanı seyretmek istersin?
birileri başka bir şov yapmaya çalışıyor.vicdan,insani yardım
utanıyorum, lanet bile diyemiyorum.lanetlemek bile utanç verici geliyor.çaresizlik bu da…. gözümü bir açabilsem.kapatabilsem şu televizyonu,koridordakini,asansördekini,sonra sokaktakilere girişsem,dev ekranda maç keyfine,önüme gelene..gazze’ye kadar dayanabilirmiyim acaba. açabilsem gözümü, pencereye ulaşabilsem..
hepsini öldürün. bizi de sağ bırakmayın.alimallah bi pencereyi açabilirsek, bi sokağa ulaşabilirsek, fena olacak sizin için…